Kullanıcı Girişi

Kullanıcı Adı

Şifre

   
           - Şifremi unuttum
           -
Üye olmak/testi satın almak istiyorum
 

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
ÜNİVERSİTEYE ADIM ADIM YAKLAŞIRKEN…
“Acaba üniversitede zorlanır mıyım? Beni neler bekliyor? Sevdiğim bölümü kazanmak için ne kadar çalışmam lazım? İş dünyasına hazırlıklı olabilmem için nelere dikkat etmem lazım?” gibi sorularla meşgul oluyor ve sorularınıza cevap arıyorsanız, yazımızı okumanızı tavsiye ediyoruz.

“Bireysel vizyonu çizmek için; “Ben kimim?” (İlkeler ve değerler) ve “Ne olmak istiyorum?” (Roller) sorularını kendimize sormak ve doğru cevapları vermek gerekiyor. Bunu gerçekleştirmenin zor olduğu aşikardır. Bu konuda tecrübeli kişilerden, ailenizden yardım alabilirsiniz. Ancak, size yardımcı olacak olan yine sizsiniz” demiştik geçen sayımızda.. Hayatınızın en önemli dönemeçlerinden ve kariyer hayatınızın ilk basamaklarından biri olan meslek seçiminde kişisel özelliklerinizi iyi belirleyip, kendinizi iyi tanımanız, bununla birlikte, isteklerinizi ve beklentilerinizi de dikkate alarak seçiminizi yapmanız gerekiyor. Seçim yapmadan ve bireysel kariyerinizi planlamadan önce, kariyer dünyasını iyi tanımanız ve bu dünyanın sizin içinde yaşamak istediğiniz dünya olup olmadığına karar vermeniz gerekiyor.
Bizde bu sayımızda, size yardımcı olabileceği düşüncesiyle, kariyer dünyasına adım atmış, seçtikleri bölümlerde sona ve kariyer hayatına bir adım daha yaklaşmış üniversite öğrencisi arkadaşlarla ve de ayda yaklaşık ikibinin üzerinde iş başvurusu alan İNKA Personel Seçme Yerleştirme A.Ş. müdürü Murat Yazıcı Beyle görüşmeler yaptık.

Çiğdem Uyar, 23 yaşında, İstanbul Üniversitesi Psikoloji bölümü 3.sınıf öğrencisi. Mesleğini seçerken senin için önemli olan neydi diye soruyoruz, Çiğdem: “Sevdiğim bir bölüm olması” diye yanıtlıyor. “Hukuk mu, gazetecilik mi, psikoloji mi diye başlangıçta, kararsızdım, ama daha sonra psikolojinin benim için ideal bölüm olduğuna karar verdim. Ve tercihimin doğru olduğunu her yıl daha iyi anlıyorum” diye devam ediyor. Son zamanlarda “bölüm mü, üniversite mi diye bir ayrım yapılıyor Türkiye’de. Sence böyle bir ayrıma gerek var mı? Varsa senin tercihin ne olurdu” diye soruyoruz. Çiğdem: Türkiye şartlarında etiket çok önemli. Tabii ki bölümde önemli, ama hocalar ve imkanlar açısından, üniversite de önemli. Mezun olduktan sonra üniversiteyi soruyorlar. Asıl olan ikisinin bir arada olması. İstanbul psikoloji benim için bir tutkuydu” diyor. Sevdiğin bölüm ve üniversiteyi kazanmak büyük bir başarı. Bunun için nasıl çalışma yaptın dediğimizde, başarılı insan profilinin oluşmasında vazgeçilmez olan “düzenli ve disiplinli çalışma” cevabıyla karşılaşıyoruz. “Planlı çalışmak gerekiyor. Ders programıma gün-gün uydum. Ama bu sosyal aktivite bitti anlamına gelmiyor. Önce hedef belirlemek, istediğiniz bölümü belirlemek gerekiyor” diyor ve ekliyor: “Kazanamayacağım, yapamayacağım” diye umutsuzluğa düşmemek de lazım.”

Esra Ebru Arslan da 23 yaşında. Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği bölümü 3. sınıf öğrencisi. Esra da sevdiği bölümü okuyanlardan. “Ulaşım zor olmasına rağmen bölümümü ve üniversitemi çok seviyorum” diyor. Üniversite mi bölüm mü ayrımını ona da soruyoruz. Esra: “Tabii ki öncelikle bölüm seçilmeli ama bölümün kalitesi üniversiteden üniversiteye değişiyor. Ben önce bölümü, sonra üniversiteyi seçtim. Ayrımın yapılmasını doğru buluyorum çünkü öne çıkan üniversiteler eğitim kadrosu ve kalitesiyle ön planda oluyorlar” diyor. “Okul sistemine ayak uydurmakta çok zorlanıyorum. Dersler pratik ve teorik olarak ayrıldığından, bunları dengeli yürütebilmek çok zor. Bununla başedebilmek için düzenli bir çalışma tarzım var, onu devam ettiriyorum. Hocalarımız da bizi çok destekliyor” diyor. Esra’nın üniversiteye hazırlanan arkadaşlara tavsiyesi de; “Genelde para kazandıran bölümleri seçiyorlar. Mutsuz olduklarında para kazanmalarının bir anlamı yok. Bir de kampüsü güzel diye üniversite seçen arkadaşlar var. Bu çok büyük bir yanılgı. Bir de tercih yaparken, aileler baskı yapıyorlar. Bunları da gözardı etmek gerek” diyor ve de ekliyor: “Güzel bir gelecek için her türlü fedakarlığı yapmak gerekiyor. Sınava hazırlanan tüm arkadaşlara başarılar diliyorum”.
Gökay Gecü Fatih Üniversitesi Fizik bölümü son sınıf öğrencisi. Gökay, Fizik bölümünü burslu olarak ve de ek kontenjan tercihini kullanarak kazanmış. “Üniversiteye hazırlanırken işletme iktisat düşünüyordum fakat burslu kazandığım için fizik bölümüne girmiştim. İlk yıllarda bölümdeki derslere adapte olmakta çok zorlandım. Son sınıfta bölümümü sevmeye başladım. Tabii biraz geç oldu” diyor biraz da hayıflanarak. Üniversite yıllarında yaşadığı zorlukların üstesinden gelebilecek hala vaktin olduğunu düşünüyor ve ekliyor: “Ama şimdi akademisyenlik düşünüyorum. Akademik dünyanın içine girince fikrim değişti. Artık eğitim dünyasından kopmak istemiyorum”. Üniversite mi bölüm mü ayrımını sorduğumuzda aldığımız cevap, diğer arkadaşlarınkinden biraz farklı. Gökay, bölüm veya üniversitenin ikisinden birinin ön planda olmasını değil, ikisinin bir arada olmasını ve her şeye rağmen, önemli olanın sürekli bir gelişim içinde olabilmek ve dünyadaki değişime ayak uydurabilmek olduğunu söylüyor. “Önemli olan, kendini ne kadar geliştirdiğin ve gelişime ne kadar açık olduğundur. Üniversite, insanın kendisini geliştireceği yer olduğu için o da çok önemli. Ben, üniversitemin bizlere sağladığı sosyal imkanlar açısından kendimi şanslı hissediyorum. Bölüm de zevkle okuyabilmen için ise sevmen lazım. O yüzden bu kriterleri göz önünde bulundurup, dengeyi çok iyi kurmak gerekir”. Gökay, fizik bölümünü geç sevmeye başladığı için çok zorlandığını söylüyor. Ve üniversiteye hazırlanan arkadaşlara şunları öneriyor: “Çalışmanın en makbul olanı sürekli olandır az da olsa sürekli olanıdır. Sürekli çalışmayı alışkanlık edinmek lazım. Onu başardılar mı başka bir şeye gerek yok”.

Üniversite yaşamından bir adım sonrası olan iş dünyası, yetenek ve bilginin konuştuğu bir arada kullanıldığı ve rekabetin yoğun olduğu bir dünya. Bu dünyada yaşayabilmenin de aynı sosyal yaşam kuralları gibi kuralları var. Bu kurallara uyum sağladığınız sürece, başarı basamaklarını tırmanmanız kolay olacaktır.
İş dünyasının istediği nitelikli eleman özelliklerinin neler olduğunu, üniversitede okuyan arkadaşların ve mezun arkadaşların dikkat etmesi gerekenlerin neler olduğunu da İnsan Kaynakları Uzmanı Murat Yazıcı Bey’den dinledik.

K.E: İş dünyası nasıl eleman arıyor? İşe alınan elemanların genel özellikleri nelerdir?
Murat Yazıcı: İş hayatında başarılı olmak için, yeteneklerine ve kariyer hedeflerine uygun iyi bir eğitim almak çok önemli. Bu yüzden iyi bir kariyer planlaması yaparak eğitim almaları ve mesleki deneyimlerini arttırmaları gerekir. Üniversite döneminde yapılacak olan stajlar iş tecrübesi adına iyi bir birikim olacaktır. Bunun dışında en az bir yabancı dil bilmek, türkçeyi iyi kullanabilmek ve gelişmiş bir bilgisayar bilgisi de aranan eleman özellikleri arasındadır.

K.E: İşe alınmayan arkadaşların özellikleri nelerdir?
Murat Bey: İş hayatında uzmanlaşmada ve profesyonelleşmede eğitimin önemi çok büyüktür. Bu nedenle iş bulamayanların büyük çoğunluğunu, eğitim düzeyi düşük veya kariyer hedeflerine uygun eğitim görmeyenler oluşturmaktadır. Bu nedenle kişi kendini ne kadar iyi tanır, yeteneklerinin farkına varır ve buna uygun olarak eğitimine önem verirse başarılı bir kariyer için temel atılmış olur. Ülkemizde bu bilincin erken yaşlarda yeterince oluşmaması ve sınav sisteminin öğrencilerin yeteneklerine uygun bir bölüme değil, puanına uygun bir bölüme göre düzenlenmiş olması, eğitim ile kariyer planlaması arasında uçurumlar oluşmasına sebep olmaktadır.

K.E: Peki iş dünyası eleman ihtiyacını nasıl karşılıyor?
Murat Bey: Şirketler personel ihtiyaçlarını sektörlerdeki deneyimlerine, kurumsallaşma seviyelerine ve ihtiyaç duydukları işgücü türlerine göre değişik yöntemlerle karşılamaktadırlar. İnsan kaynakları mevcut firmalar daha geniş aday kitlesinden en uygun adayı bulmak için bu konuda profesyonel hizmet veren İnsan Kaynakları şirketleri ile iş birliği yaparlar. Bu sayede şirketler çok geniş aday kitlesini tarayarak en uygun adayları tespit eder ve bunlarla ilgili referans araştırmaları kişilik ve yetenek testleri yapabilirler. Kurumsallaşmayan küçük firmalar ise iş ilanları, gazete ilanları veya çevredeki tanıdıkları vasıtasıyla personele ihtiyacını karşılamaktadır.

K.E: Mülakatlarda karşılaştığınız, özellikle üniversiteye hazırlanan arkadaşlara tavsiye niteliğinde referans olabilecek olaylar var mı? Arkadaşlara neler önerirsiniz?
Murat Bey: Mülakatlarda , görüşmelerin olumsuz sonuçlanmasına neden olan en önemli sebep, adayın kariyer planlamasını iyi yapmaması ve ne tür bir iş yapabileceğine karar vermemesidir. Adayın; “ne iş olsa yaparım, siz ne tavsiye edersiniz veya bilmiyorum” gibi cevaplar vermesi ve idealinin olmaması diğer faktörlerdir. Bu yüzden, arkadaşlara tavsiyemiz, üniversite sınavına hazırlanırken, yapmayı düşündüğü mesleğe en uygun bölümü tercih etmesi ve bu bölümü okuyarak mezun olması, böylece, kariyer hedefine uygun bir zemin hazırlamasıdır. Fakat ne yazık ki ülkemizdeki sınav sistemi, herkesin istediği bölümü okumasına imkan vermemekte, bu yüzden, okunan bölüm ile kariyer hedefleri arasında ciddi uyumsuzluklar yaşanmaktadır. Ülkemizde meslek seçiminde iki dönüm noktası bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, üniversitede okuyacağı bölümün belirlenmesi ve ikincisi diploma alındıktan sonra iş hayatına atılırken başvurulacak sektör ve pozisyonların belirlenmesidir. Son olarak, şunu söyleyebilirim, diploma alındıktan sonra en çok dikkat edilmesi gereken şey; doğru sektörün belirlenmesi ve bu alanda deneyim kazanılmasıdır. Sürekli sektör değiştirmek belli bir alanda uzmanlaşmaya engel olacağı için uygun bir davranış olmayacaktır. Üniversiteye hazırlanan tüm arkadaşlara, mutlu ve başarılı bir gelecek diliyorum…

Esra, Çiğdem ve Gökay, üniversite yıllarının sonuna gelmiş, hepsi kendi alanında başarılı olmaya çalışan sizin gibi genç arkadaşlar. Onlar da yaklaşık beş yıl önce, sizin gibi “acabalar ve testlerin” arasından geleceklerini planlıyorlardı; şimdi üniversite sona yaklaşırken, iş hayatına bir adım daha yaklaşmanın verdiği sorumlulukla çalışmaya devam ediyorlar. Esra’ya, Çiğdem’e ve Gökay’a bizlerle tecrübelerini paylaştıkları için teşekkür ederken, Murat Bey’in önerilerini de göz ardı etmemenizi tavsiye ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyoruz. Unutmayın; hayatta öyle zamanlar olur ki; bir işi gerçekten çok iyi yapabileceğinizi bilirsinizi. Ama ne kadar iyi olacağına karar verecek olan sizsiniz. Yapabilecekleriniz her zaman düşündüğünüzden fazladır” ..
Gelecek sayımızda görüşmek dileğiyle..

Gülay GECÜ

 

MeslekTesti.com © 2007 Bu sayfada yer alan bilgilerin ve testlerin her türlü kullanım hakkı İnka Eğitim ve Danışmanlık A.Ş.' ye aittir.
Bilgiler ve testler, önceden yazılı izin alınmadan çoğaltılamaz, kullanılamaz.